DAC mı, Audio Interface mi?

Son zamanlarda gittikçe daha çok müzikseverin önyargılarını kırarak kaynak olarak PC’leri seçtiğini, çok daha fazla kişinin de geçmek için araştırma yaptığını memnuniyetle okuyorum. Ben şahsen CDP’yi emekli edeli uzun zaman oldu ve hiçbir “hal ve ahvalde” geri dönmeyi de düşünmüyorum. Benim için kaynak konusu kapanalı çook uzun zaman oldu.


Tabii bu kararı verip harekete geçmek isteyenlerin karşısına bu sefer de DAC seçimi çıkacaktır. Forum’daki yazıları okuduğum kadarıyla son zamanlarda çeşitli DAC’lar tartışıldı. Fakat bunlara alternatif olan 300 $civarı Pro-Audio ürünler hakkında fazla bir bilgi göremedim.

USB/Firewire bağlantılar kullanan bu aletler (ya da müzisyen jargonuyla “Audio Interface”ler) senelerdir piyasada olduğu ve devamlı geliştirildiği için firmaların bu konuda büyük tecrübesi var. Sıfırdan bir firmanın bu tecrübeye erişmesi için çook fırın ekmek yemesi ve senelerce debelenmesi lazım. Bu ürünler genellikle müzisyenlerin digital kayıt ve PC’den müzik dinleme ihtiyaçları için tasarlanmıştır.

Bu ürünler büyük firmaların dünyaya yayılmış distribütörleri vasıtasıyla tonlarca satıldığı ve kıran kırana rekabet sonucu fiyatlarını çok uygun seviyelere çekebilmiş kaliteli ürünlerdir. Mesela benim kullandığım EMU 0404 USB’de AKM’nin hi-end piyasası için tasarladığı yeni AK4396 DAC chip’i kullanılmış. Aynı chip 2.000$’lık Slim Devices Transporter’da da kullanılıyor. Yani aletlerin fiyat/performans oranları da çok çok iyi.

Aynı ürünü küçük bir firma sınırlı sayıda imal etmeye kalktığı zaman maliyetlerin ve de satış fiyatlarının nasıl tavana vuracağını tahmin edebilirsiniz. Yine çoğu küçük firma USB bağlantıları için kendi driver software’lerini yazacak bütçeye ve bilgiye sahip değiller. Aletlerini Windows’un standart audio driverlarını kullanarak çalıştırıyorlar.

Öte yandan da bu işi senelerdir yapan büyük Pro-Audio firmalarının hepsinin kendi özel driver software’leri var. Bu programlar Windows’un audio driver’larını devre dışı bırakıp işi tamamen kendi kontrollerine alıyorlar. Yani Windows’un çıtı çıkmıyor. Bence Windows’un genel amaçlı standart audio driver’larının devre dışı kalması ses kalitesi için büyük avantaj.

Pro-Audio sektöründe uygun fiyatlı ve eşdeğer ürünlerle birbiriyle kıran kırana rekabet eden çok sayıda firma var, ama bence bunların arasından iki firma öne çıkıyor. M-Audio ve EMU. Diğerleri Edirol, Presonus, Motu, Tascam, TC Electronic, vs.vs. liste uzayıp gider. Türkiye’ye M-Audio’yu Compel, EMU‘yu da BL Müzik ithal ediyor. Ben “EMU 0404 USB”yi 5-6 aydır, “M-Audio Audiophile Firewire”i da birkaç senedir problemsiz kullanıyorum.

Ikisinden de çok memnunum. Hatta M-Audio’yu tam emekliye ayıracakken ona da yeni bir yer buldum ve daha uzun zaman da kullanacağım herhalde. Bu arada hem M-Audio hem de EMU ürünleri, Windows ve MAC uyumlu, şimdilik Linux uyumlu değiller.
http://www.blmuzik.com/
www.compel.com.tr

Yine MAC kullanmayı düşünen arkadaşlara, Pro-Audio sektörünün efsânevi firması Apogee’nin “Duet” adlı yeni ürününü de dinlemelerini tavsiye ederim. Genellikle pahalı ürünleri olan Apogee ilk defa 500 $ civarı bir fiyatla ürün çıkardı. (Türkiye fiyatı da 550 $+kdv, yani makul) Apogee DAC’ların dünyanın en iyilerinden olduğunu gözönüne alırsak bu uygun fiyatlı ve nefis tasarımlı yeni ürünün de kesinlikle dinlenmesi gerekir derim. Ithalatçısı Compel. Duet maalesef sadece MAC uyumlu.

Şimdi yazacaklarım benim şahsi fikrim ve izlenimlerimdir. Yazıda fazla teknik, bilimsel kanıtlar vs. de aramayın, benim izlenimlerim böyle, başkası haliyle başka düşünebilir.

DAC’larda “azalan kazançlar teorisi” (diminishing returns) nerede başlıyor derseniz, bence yukarıda bahsettiğim 250-300 $’lık Pro-Audio aletlerde başlıyor.

Çeşitli zamanlarda yurtdışında yaptığım dinletilerde bendeki aletleri 1.000-1.500 $civarı USB-DAC’larla birebir kıyaslama imkanı buldum. Bu pahalı(ca) aletler haliyle daha iyiydi, ama fiyat farkını gözönüne alınca işler değişiyordu. Bu işler subjektif olduğu için bir oran vermek yanıltıcı olabilir, ama aralarında öyle aman aman bir fark yoktu diyebilirim.

Bu yüzden geçen yaz yeni DAC bakarken bu fiyat farkını (4-5 misli) ödemeye değmeyeceğini düşünüp tercihimi yine bir Pro-Audio üründen yana kullandım, 1.000 $’dan fazla para da cebimde kaldı. Aradan geçen zamanda da doğru karar verdiğimi görüyorum.

Uzun lafın kısası PC’yi kaynak olarak düşünen arkadaşların “ucuzsa vardır bir illeti” demeyip alternatif olarak muhakkak “Audio Interface”leri de dinlemelerini ve ondan sonra alım kararlarını vermelerini tavsiye ederim, şaşırtıcı sonuçlarla karşılaşabilirler.

Bu yazı Computer Audio, DAC içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s